14.10.14

İnstagram'dan çok severek takip ettiğim sevgili Böğürtlenlim sağolsun, beni çok hoş bir Mim'e davet etti.
Mimin konusu 2015 yılında neleri gerçekleştirmek istiyoruz?
Bir anda böyle sorulunca insanın aklına pek bir şey gelmiyormuş gibi oluyor ama düşünce de
''Vayy be, yapmayı isteyip de yapmadığım ne çok şey varmış?'' diye şaşırıyor insan.
Aslında ben oldum olası plansız iş yapmam. Her zaman bir köşede to do list im vardır.
Ama şu hamilelik yorgunluğu beni bir hayli tembelleştirdi. Sürekli bir mayışıklık durumu var üzerimde.
Ama dediğim gibi, ben sürekli meşgul olmayı seven bir insanım.
Hal böyle olunca yapmak istediklerimin listesi uzayıp gidiyor.
Bakalım 2015 yılında yapmak istediğim neler varmış?

Bebiş Geliyor Bebiş :)

Mart ayını sabırsızlıkla beklememizi sağlayan, içimizi kıpır kıpır ettiren bir sebebimiz var bizim.. :)
İnşallah minicik bir prenses katılacak sıcacık yuvamıza; şenlendirecek, yüzümüzü güldürecek..
Bu sebeple 2015'ten en büyük beklentim minik yavrumuzu, canım kızımızı sağ salim kucağımıza alabilmek.
(Allah bu duyguyu tatmak isteyen herkese çocuk sahibi olmayı nasip eder inşallah)

Pilates'siz Olur mu?

Hamilelikle ilgili en büyük korkum çok kilo almaktı. Çevremde hamileliğinde 30 kg alan bile olduğunu duydukça iyiden iyiye bu düşünceden tırsar olmuştum. Zamanında 4 ayda 23 kg vermiş bir insanım, azimliyim. (Çok sağlıksız bir diyet ve çok yoğun bir spor programı ile zayıflamış olsam da :( ) Ama gel gör ki bir o kadar da pis boğazım, iştahlıyım. Bomba haber şimdi geliyor; herkesin hamilelikte iştahı artarken benimki azaldı. Sütümü, yoğurdumu, cevizimi, yumurtamı eksik etmiyorum bebeğim için. Ama porsiyonlarım yine de çok küçüldü, yarım tabak yemekle doyar oldum. Durum böyle olunca sadece 1 kg aldım 4,5 aydır. Doktorun söylediğine göre bebeğimizin kilosu da boyu da iyiymiş. Ee kilo almayışıma üzülecek değilim bu durumda değil mi? :D
Neyse konumuza dönecek olursak; şu an için henüz hamilelik kilolarım olmasa da doğuma kadar muhakkak minimum 7-8 kg alacağım aşikar. Yani doğum sonrası sporlarıma gereken ciddiyeti verip ideal kiloma ulaşmam gerekiyor. Eliptik bisikletim ve pilates ekipmanlarım en baş yardımcım olacaklar bu konuda.
Günlük pilates egzersizlerimi aksatmadan uygulamak 2015 hedeflerim arasında yerini alsın o halde.

Gitarı Fazla aksattın, bakıyorum da !!

Size küçük bir sır vereyim mi?
Ben üniversite dahil tüm eğitim hayatım boyunca Müzik dersinden hileyle geçtim, nasıl mı?
Müzik kulağı diye acayip ilginç bir şey var, duymuşsunuzdur muhakkak.
Allah'ın hikmeti işte, hiçbir müzik eğitimim olmadığı halde duyduğum tüm müzikleri ilkokuldan bu yana fülüt, bağlama ve piyano üzerinde çalabiliyorum. En zevklisi de piyanoda oluyor. Parmaklarım bir anda klavyede kayıp gidiyor, hangi tuşa basacağıma ben değil, sanki otomatiğe bağlanmış parmaklarım ve kulağım karar veriyor. Yıllarca bu yeteneğim sayesinde Müzik dersindeki parçaları kulaktan çalarak geçtim.
Nota bilgim 0 (yazıyla sıfır).
Hele hiç unutmuyorum, Üniversitede Müzik dersimizde daha önce duymadığım acayip şarkılar ödev verirdi hocamız.
Ben de hoca çalarken şarkıyı telefonuma kaydedip, telefondan dinleyip çalışırdım.
Sınavda da notalara bakıyormuş gibi numara yapıp, kulaktan çalardım :D
(Ayıp bana ayıp.. Ama napim nota özürlüyüm ben)
Neyse.. Gelelim gitar maceramıza;
Gitarda notaların yeri karışık bir şekilde dizili olduğu için benim müzik kulağı bu kez işe yaramadı.
Gitarımı ilk defa Üniversite'ye başladığımda aldık. Kendim bir türlü beceremedim, mecburen halk eğitimin kursuna yazıldım. Sağolsun hocamız gitarın üzerinde hangi nota nerededir öğretti ama büyük kabus yine buldu beni. Notaların yazılı olduğu fotokopiler dağıtıldı, artık nota ile çalınacaktı tüm şarkılar.
Ben ne yaptım? Zora gelemedim ve kursu bıraktım.
2 sene böyle kıvrandım durdum ve sonra üniversitenin kursuna yazıldım.
Orada da ortam sevgili bulmaya gelen tiplerle doluydu ve arkama bakmadan kaçtım gittim.
En son napim artık, özel ders alayım dedim ama baktım ben yine kulaktan çalıyorum, notalardan çalıyor gibi özel ders hocamı da kandırıyorum, ''Enayi misin kızım sen?'' diye sinirlenip özel dersi de bıraktım.
Ooof off..
Sonuç olarak benim şu notaları artık öğrenip, gitarıma sarılmam gerekiyor.
Ya da kulaktan çalmayı gitarda da geliştirmem gerekiyor.
Öyle ya da böyle bu gitar öğrenilecek, o kadar !!

Şef kıvamında olamam mı yani ben?

Bundan 1 ay öncesine kadar makarna bile yapamazdım ben.
Şimdi mutfağının her köşesine aşık, yemek yapmaktan adeta terapi niyetine nasiplenen bir tip oldum çıktım.
Sanırım bunda en büyük etken yaptıklarımın seviliyor olması.
Birtanem, kocamın yemeklerimi, pastalarımı, yaptığım her şeyi zevkle yediğini görmek beni acayip motive ediyor. Onu doyurdukça dünyanın en mutlu kadını ben oluyorum.
İşte tam da bu sebeple kendimi bu konuda da geliştirmek istiyorum.
İstanbul'da olsaydım hiç düşünmez MSA'ya yazılırdım.
Şu anda şartlar buna el vermediğine göre bu durumu da kendi azim ve gayretimle aşmam gerekiyor.
1 yıl içerisinde kendimi daha da aşmak, mutfakta harikalar yaratmak istiyorum.
Ne yani, azimle çabalasam, kendimi buna adasam bir şef kıvamında olamam mı ben?
Bence çok da güzel olurum.
2015 sonu bu konuyu tekrar bir konuşalım, olur mu? ;)

İnsan bir robota aşık olabilir mi?

Neden olmasın?
Bahsettiğimiz şey Kitchenaid ise neden olmasın, daha doğrusu nasıl aşık olmasın bu mutfak mucizesine?
Madem şef kıvamında olma hayalimiz var;
Şeflerin mutfaklarını süsleyen Kitchenaid de bizim hayallerimizi süslesin bir zahmet, değil mi?
Taa Atatürk'ün Samsun'a çıktığı yıllarda üretilmeye başlayan, 100 yıla yakın bir geçmişi olan, üretim harikası bu cihaz, benim gibi belinde ve bileğinde ağrısı olan, hamur yoğurmayı istese de ağrıları yüzünden yapamayan mutfak aşıkları için tam bir kurtarıcı.
Üstelik tek özelliği hamur yoğurmak da değil. Farklı aparatlarıyla evde makarna hamuru açmaktan, dondurma yapmaya; etinizi bir anda kıymaya çevirmekten, buğdayınızı una çevirmek gibi atraksiyonlu hareketlere sahip. Aahh, ahh.. Hayallerimin robotu, pardon mutfak şefi; bakalım 2015'te benim olabilecek misin?

Blog işleri de var haa, unutma sakın.

Yazacak çok fazla konum var ama belli bir düzen içerisinde yazmadığım için sürekli birikiyor.
Öyle çok birikti ki; haftada 3 yazı yazmak ancak paklar beni.
Şimdi normalde ben bunu her güne 1 yazı diye çıtası yüksek bir hedef olarak da tutabilirdim ama yolda beni bekleyen bir bebek var. Ve ben sırf yazmış olmak için yazmayı hiç sevmem, görsellerin düzenlenmesine kadar her köşesi emek kokar yazılarımın. Sonuç itibariyle bebek olana kadar haftada 2 yazı, bebiş olduktan sonra da haftalık 1 yazı bizim hedefimiz olsun mu? Olsun.

IMDB bana küsmüş :(

Sen git 1 terabaytlık hard diskini IMDB top 250 filmleriyle doldur, yabancı dizilerin tüm sezonlarını indir..
Sonra da o çok kıymetli hard diski çekmecenin tozlu bir köşesinde yalnızlığa terket.
Hayır yarın bir gün o filmlerin hepsini silicem o olacak !! Nasıl olsa izlemiyorum hem, ne gereği var ki ?!
Yani benim gibi bir insan evladı ne maksatla aylarını verir o filmleri indirmek için de, sonra izlemeden durur?Ayıp valla bana.
Fazla söze gerek yok. O filmlerin hepsi bu sene bitecek, o kadar !

Vuhhuuu ! biz para biriktireceğiz, naber? ;)

Evimizi aldık, laf arasında söylemiştim, belki hatırlayanınız olur.
Eee, borç yiğidin kamçısıdır. Biz de bir miktar borçlandık ve bunun için idaremizi bilmemiz gerekiyor.
2015 sonuna kadar kenara para atmak konusunda uzmanlaşmak da başka bir hedefimiz o halde.

Kitap okumak ne güzel şey..

Kendimi bildim bileli kitap aşığı bir insanım..
Yağmurlu bir günün sabahında, üzerimde sıcacık battaniye, yanımda mis kokulu kahvem, camımda pıt pıt yağmur sesi.. Sayfaları heyecanla çevirsem.. Bambaşka dünyalara dalıp gitsem... Ohh, var mı bundan güzel keyif?
Ama işte onu bunu bahane edip, bilgisayara-televizyona dalıp gidip kitap okumayı unutabiliyoruz.
Böyle güzel bir zevkten artık kendimi mahrum bırakmayacağım.
2015'te hedefim minimum 25 kitap bitirmek. 

Gezilecek çok yer var, keşfedilecek topraklar..

Gezmeye doyamayan bir bünyeye sahibiz biz.
Canım kocam da ben de yeni yerler keşfetmeye bayılırız.
Yurt dışına çıkma hayalimizi bebek ve ödememiz gereken borçlar yüzünden kısa bir süreliğine ertelemiş olsak da,
bu sene en azından çevre illeri keşfetmek gibi bir düşüncemiz var. Biliyorsunuz, Kahramanmaraş'a yeni taşındık. Henüz burayı bile çok fazla keşfetmiş sayılmayız :)
Eee, Türkiyemiz cennet vatanımız, canım Ülkemiz'de de görülecek çok yer var ama, değil mi?

Do you speak English?

..ve son olarak; ingilizce'mi geliştirmek. 
Diyorum ya, kendimi geliştirmekten çok zevk alırım ben. İngilizce öğrenmek de benim için oldum olası adeta bir hobi oldu. Şu an beni İngilizce öğrenmeye zorlayacak hiç bir şey yok, özel şirkette çalışma gibi bir düşüncem de yok zaten. Tamamen zevk için, pre-intirmediate seviyesinde olan Ingilizcemi, Upper intermediate seviyesine çıkarmak istiyorum. Bunun için Daylight ingilizce ders CD lerim baş yardımcım olacak. Yabancı dizi ve kitaplar da bu işin olmazsa olmaz tuzu biberi tabii ki :)
Benim 2015 için hedeflerim bunlar. 
Sizin beklentileriniz neler?
Umarım hepimiz için dopdolu, huzurlu, mutlu ve sağlıklı bir yıl olur 2 0 1 5.
Bu arada ben de;
R e n k l i  günler :)

3.10.14

      
Neler yapıyorsunuz?
Beni soracak olursanız bu aralar mutfak işlerine sardım. İnstagram hesabımı takip edenler bilir; çeşit çeşit yemek öğrenme ve yapma derdindeyim. Her güne farklı bir yiyecek yapıyorum ve o gün ne yaptıysam bilin ki yaptığım gün öğrenmişimdir :)
Bugün size hem çok pratik hem de çok lezzetli bir tarif vereceğim.
Bayat ekmekleriniz ziyan olmasın isterseniz mutlaka deneyin.
Tadı çok lezzetli oluyor.Dışı çıtır çıtır, içi yumuşacık ağızda dağılıyor.

Tarif:

  • Bayat ekmekleri buzlukta biriktiriyorum.
  • Buzluktan çıkarttıktan 15-20 dk sonra elimle parça parça kopartıp robotta ekmek kırıntısı haline dönüştürüyorum.
  • Üzerine süt gezdirip buzdolabında 15dk bekletiyorum.
  • Sonra içine tereyağı, kabartma tozu, un ve biraz daha süt koyuyorum.
  • Kalıp beyaz peyniri parçalar halinde ufalayıp, robottan geçirdiğim zeytinle birlikte hamurun içine atıyorum ve kulak memesi kıvamına gelene kadar yoğuruyorum.
  • Bu hamur 1 saat dolapta üstü jelatinle dinleniyor.
  • Daha sonra üstünü yağladığım fırın tepsime yuvarlak bezeler şeklinde diziyorum.
  • Üzerlerine yumurta sarısı sürüyorum.
  • En sonunda da 200 derecede önceden ısıttığım fırına veriyorum tepsiyi ve yarım saat sonra çıkarıyorum.

Ölçü veremedim, çünkü göz kararı yaptım.
Afiyet olsun :)

29.9.14


Merhabalar!
Siz de benim gibi düzen hastası mısınız?
Aradığınız eşyalarınızı aradığınız anda bulmak ve hep bir düzen içerisinde tutmak mı istiyorsunuz?
Hep bir kargaşa içinde olan makyaj masanınız içinizi mi daraltıyor?
O zaman bana kulak verin, bu gün size harika fikirlerim var.. :)
Yaklaşık 1 sene önce ikea'nın internet sitesi üzerinden sipariş verdiğim bu makyaj dolabı işimi o kadar kolaylaştırdı ki... Artık rujlarım, rimellerim, parfümlerim, kremlerim.. farlarım..
Tüm malzemelerim ayrı bir bölmede.
İstediğim göz kalemini bulamama gibi bir şansım yok, çünkü bulmak için göz kalemleri bölmeme bakmam yeterli :) Makyaj aynamın önü kozmetik çöplüğü gibi değil, çünkü herşey olması gereken bölmede, diğer kardeşlerinin yanında düzenli bir hayat yaşıyorlar :)

27.9.14

Kız mı? Erkek mi?
Çok mu önemli?
Önemli olan sağlıklı olması değil mi?
Ama insan yine de bir merak ediyor, öğrenmek istiyor. Gerçek olan bir şey var ki; kız ya da erkek farketmeksizin aynı oranda heyecanlanılıyor ve seviniliyor :)
Bugün bizim için çok özel bir gün..
Hem miniğimizin cinsiyetini öğrendik...
Hem de bundan tam 3 sene önce..
27.09.2011 günü..

9.9.14

Bir evin bir kızı, evin en küçüğüyüm.
Annem, babam ve abim hep üzerime titrediler bunca zaman.
Hep nazlandım, bir istediğim iki edilmedi.
Üniversiteyi bitirene kadar toz pembe düşler ülkesinin, incinmez prensesiydim.
''Sen yeter ki ders çalış.''  denildi sadece.
Ben de sadece ders çalıştım.

30.8.14

Bebeğimin Hikayesi
 10 gün önce Bir Haller Var Bende demiştim, sürpriz olacaktı ama hepiniz bildiniz ki :)
Bu konuda yazılacak, söylenecek o kadar çok şeyim vardı ki..
Eee nasıl sabrettin bunca zaman, nasıl yazmadan durdun? derseniz..

19.8.14

Bin bir türlü duyguyu aynı anda yaşıyorum şu sıralar.
Size söylemediğim bir şeyler var, daha ne kadar sabredebileeğim bilmiyorum.. :)
Sanırım biraz daha beklemeliyim, dilimi ısırdım işte, söylemiycem :D
Benim içim kıpır kıpırken siz de merakla bekleyin sürprizimi olur mu?
Islık çalarak geçirelim günlerimizi sevinçten, çocuksu heyecanımızı hiç kaybetmeden..

2.8.14

Uzun bir aradan sonra Merhaba! herkese :)
Evet biliyorum, bu kadar arayı açmazdım ama önce gezmeler-tozmalar,
sonra da hiç ummadığım bir haber ve aniden gelişen sağlık sorunlarım benim yazmama engel oldu.
Ahh, ahh çok şükür şimdi çok daha iyiyim ve her şeyin başı sağlık kesinlikle.
Neyse, hadi güzel şeylerden konuşalım.. :)
Sevgili Pembe Sarı beni bir süre önce mimlemişti, cevaplamak bu güneymiş işte.
O zaman gelsin sorular;

1.8.14

Öncelikle çekilişe katılan herkese çok teşekkür ediyorum ve sonuçları açıklamamdaki 10 günlük gecikmeden dolayı katılan arkadaşlarımdan özür diliyorum. Aniden gelişen sağlık sorunlarım sebbiyle gecikmeli de olsa kazanan arkadaşımızı belirleyebildim.

16.7.14


Merhabalar!
Uzun zamandır okumaktan keyif alabileceğim,
''Aaa, ne güzel bir blogmuş yaa, daha önce nasıl keşfetmemişim?''
diye görünce heyecanlanacağım bloglar arayışı içindeydim.
Yeni yazmaya başlamış, takipçi sayısı henüz çok az ama çok keyifli bloglar olabilir.
Gözümüzden kaçan bloglar mutlaka vardır, değil mi?
Ben de benim gibi düşünen birileri vardır belki diye ''Blog Keşfi Etkinliği'' başlatmaya karar verdim.
İlla yeni bir blogger olmanız şart değil, sizi keşfetmemiş bloggerların sizi keşfetmesi için de etkinliğe katılabilirsiniz.

Bu etkinliğe katılmak için ne yapmak gerekiyor?

13.7.14

En güzel balayı otelleri
Yaşasın, evlendiniz!
Biricik aşkınızla evliliğinizin şu tatlı ve taze günlerinde, gözlerden uzak baş başa bir balayı geçirmek istiyorsunuz. Ama yurt dışına çıkış işlemleriyle (rezervasyon, uçak bileti, pasaport, vize vs) uğraşacak vaktiniz yok. Yine de her yeni evlenen çift gibi unutulmaz bir balayı yaşamak istiyorsanız hemen bir kağıt kalem alın ve bu söyleyeceğim otelleri bir köşeye not edin.  Vaktiniz öyle çabuk ve öyle güzel geçecek ki buralarda.. Giderken telefonlarınızı da kapatmayı unutmayın. Gelen  herhangi bir telefonla dünyada olduğunuzu hatırlatmasın kimse,  benden söylemesi :)
Bir süredir buralarda yoktum, malum tatil olunca gittiğim yerlerde bilgisayara girecek vakit olmadı hiç.
Kısa bir süreliğine geri dönmüşken Turuncu Kasa ile sizlere çok hoş bir hediye verelim dedik.. :)
110 TL değerindeki bu kuru yağ gerçekten mucizevi özelliklere sahip bir ürün
Aslında Nuxe kuru yağı bir çoğumuz zaten bayıla bayıla kullanıyoruz.
Ama bilmeyenler için anlatayım hemen;

16.6.14


Bir çoğumuz belki de güneşe direkt maruz kalmanın cildimizde ne büyük zararlar doğurduğunun farkında bile değiliz. Aşağıda gördüğünüz fotoğraf 69 yaşında bir TIR şöförüne ait. Yıllardır yollarda yüzünün sol tarafı güneş ışınlarını direkt maruz kaldığı için yüzünün iki tarafı arasında bu denli korkunç bir fark oluşmuş.
  ©   Emeğe Saygı!